Dominos Pizza ile Mevlana Kebap’ın farkı

Dominos kurumsaldır, mesafelidir, Mevlana gibi mahallenizin esnafı değildir. Ayın her günü, günün her öğünü yemeğinizi Dominos’tan yeseniz dahi çalışanlar isminizi bilmezler, bilme gereği duymazlar. Fakat ayda bir kaç kez yemek söylediğiniz Mevlana’nın elemanları size önce “Abim“, bir süre sonra da Hasan Abim, Hüseyin Abim derler.

Dominos memleketinize kıtaları aşarak gelmiştir, ne zaman kurulduğu kimsenin umrunda olmayan yabancı bir sermayedir fakat Mevlana 1973’ten beri Profesör Turan Güneş Caddesi’ndeki o tek dükkanlık mekanında hizmet vermektedir ve bunu ticari başarısızlığının değil köklü bir kuruluş olduğunun nişanesi olarak tabelasında gururla sergiler.

Dominos’ta ticket, kredi kartı geçer, Mevlana’da selamınız. Hiçbir Dominos şubesine öğlen telefon açıp “Abi bana iki orta boy pizza hazır edin akşam 6 gibi alacağım” diyemezsiniz, deseniz bile muhtemelen “Beyfendi gel-al servislerde üç tele indirim fırsatından yararlanabilirsiniz” gibi donuk bir yanıt alırsınız, telefonu “Tabi abim” diye kapatan Mevlana ise akşam 6’da bol salata eşliğinde lahmacunlarınızı hazır etme garantisi verir.

Dominos’un menüleri ve ücretlendirmeleri kafa karıştırıcıdır, ekstravazangalar (veya gazanvalar), İtalyano’lar, dabıl çedarlar arasında debelenir durursunuz, sonunda “İki pizzayı ‘Bir alana bir bedava’ diye 29 TL’ye sattıkları şu menüden alayım, en ucuzu böyle oluyor herhalde” der işin içinden çıkarsınız. Oysa telefonu açan elemanın zihnindeki değişmez menüye göre Mevlana’da Urfa Kebap 11, yarım ekmek döner 4 TL’dir, ister iki tane alın ister yirmibeş her şey nettir. Bu fiyatları da size öyle bir ses tonuyla söylerler ki sorduğunuz için ayıp etmişsiniz gibi hissedersiniz, “11 lira abi… Bugün 11 liraya ekmek alamazsın ama biz Urfa Kebap veriyoruz daha ne olsun…

Malzemeler farklı olsa bile (koruyucu kimyasallardan olsa gerek) hemen hemen tüm pizzaların tadı aynıdır ve çoğunlukla ketçap mayonez eşliğinde tüketilirler. Buna rağmen Dominos size ketçap mayonez vermez, masraftan kaçınmak ister. Mevlana ise tamamen prensip gereği “Abi Adana dürümün içinde ketçap olmaz, ben sana şöyle güzel bir salata yapıp göndereyim yanında afiyetle ye” der, dediği gibi gönderir ve o salatadan para almaz.

Dominos’un kuryesi janjanlıdır, kuuldur. Jilet gibi üniformasıyla karşınıza dikilip pos cihazını uzatır, siz kart şifrenizi girerken zerre iplemez başka taraflara bakar. “1 dakika geç getirdiniz ehe ehe” diye düşük bütçeli bir şaka yapmaya kalkarsanız “Tenks Gad tu… Öhöm… Çok şükür ki eviniz garanti sınırlarımız içerisinde yer almıyor” deyip zerre gülmeden sizi bozmaya kalkar. Bir iki defa böylesine denk gelince “Hacı sizin bu garanti sınırları tam olarak nereleri kapsıyor?” diye sorarsınız, kendi şubelerinden dışarı doğru 50 metre çapında bir alanı tarif ederler. Halbüsü Mevlana’nın o yağız, doğu kökenli servis elemanları öyle midir? Henüz ilk siparişinizde “Abi ev nerdeydi?” diye sorarlar, önce size sipariş getirip getiremeyeceklerinden emin olur ondan sonra hizmete başlarlar. Kapınıza geldiklerinde de güleryüzlerinde “Yeğenim sana zahmet giderken şu çöpleri de atıver” diyebilecek samimiyeti bulursunuz.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

20 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir