Hayal kırıklığı yaratan bir dijital fotoğraf makinesi: Samsung ST150F

Daha önce de bahsettiğim üzere fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Öyle profesyonel falan değilim, hatta amatör fotoğrafçı bile sayılmam ancak “Len şu manzaranın güzelliğine bak be, yanımda bir makine olaydı da fotoğrafını çekeydim” dediğim anların sayısı oldukça fazladır. ISO hızları, ışık açıları, sahneler gibi teknik detaylara falan da takılmam, bana göre çektiğim fotoğraf güzel görünüyorsa olay bitmiştir.

Hal vaziyet böyleyken, hazır yıllık izine de çıkmak üzereyken kendimi birazcık şımartayım dedim ve Yalova’da yakalayabileceğim güzel anları kaçırmamamı sağlayacak, sürekli yanımda taşıyabileceğim orta halli bir dijital fotoğraf makinesi satın alayım dedim. Tamam telefonla da fotoğraf çekilebiliyor ancak bir yere kadar. Özellikle geceleri pek verim alamıyorsunuz, optik zoom gibi bir imkanın bulunmaması da cabası. Az biraz araştırdıktan, eşe dosta sorup inceleme videolarını izledikten sonra, Wi-Fi ve anlık paylaşım özelliklerini faydalı bulduğum, dahası şık tasarımına ilk görüşte aşık olduğum Samsung ST150F modelinde karar kıldım.

Cihazı 220 küsür TL’ye buldum ve iş arkadaşlarımın da görüşlerini, onaylarını aldıktan sonra vakit kaybetmeden sipariş verdim. Kargo hızlı biçimde elime ulaştıktan sonra paketi açınca gerçekten mutlu oldum zira cihaz gerek malzeme kalitesi gerekse ebatları dolayısıyla çok hoşuma gitti. Zaten cepte bile taşınabilecek küçücük bir şeydi. Lityum iyon batarya, hafıza kartı ve hediye çanta ile Samsung’un gerçekten hoş bir iş çıkardığını düşündüm ancak bataryayı takıp cihazı açınca tüm büyü bir anda bozuldu.

Nokia’nın ilk renkli ekranlı telefonlarını hatırlarsınız, Samsung’un bu cihaza taktığı LCD bana o ekranları hatırlattı. Tamam çok büyük beklentilere sahip değildim ancak bu kadar düşük çözünürlüklü bir ekranda pikselleri saymayı da inanın hiç beklemiyordum. “Neyse ekran kötü ama en azından fotoğrafları iyi çekiyordur” diye düşünerek 4 tane fotoğraf çektim. Kargonun elime ulaşması, cihazı hazırlamam ve 4 fotoğraf çekmem ile sipariş verdiğim firmayı arayıp “Ben bu ürünü iade etmek istiyorum” demem arasında yaklaşık 20 dakika vardı. Cihazın çektiği fotoğrafları görünce yaşadığım hayal kırıklığı üzerine iade etmeye karar vermem gerçekten hiç zor olmadı.

Benim cebimdeki, küçücük objektifi olan 12 megapiksel kameralı telefon (Sony Xperia Ion) zaten sözüm ona 16 megapiksellik bu cihazdan kat be kat kaliteli fotoğraf çekiyor. Hani öldürüp gömmüş gibi olacağım belki ama inanın Samsung’un böyle bir cihazı bu fiyata nasıl olup da dijital fotoğraf makinesi diye pazarladığına anlam veremedim. Ben tek işi fotoğraf çekmek olan bir makineye ufak da olsa fark yaratmasını umarak para verdim ancak elime yeğenlere hediye etmelik şık bir oyuncak geçti. Samsung’un gücüne gitmesin ancak eğer bu makineyi almayı düşünüyor ve araştırma yapıyorsanız farklı cihazlara yönelmenizi şiddetle tavsiye ederim.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

23 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir