Onedio gibi sitelerin sorumsuz eğlence anlayışları

Onedio ve benzeri sitelere artık bir çoğunuz aşinasınızdır. Yeni nesil, süper hızlı içerik tüketim odaklı bu sitelere, başta Onedio olmak üzere her şeyden önce ticari başarı gözüyle bakıyorum. Yani benim nezdimde başarılı olabilmek için orjinalliğe ihtiyaç olmadığının, zaten yapılmış olanı taklit etmenin hala ekmek yedirdiğinin canlı birer kanıtı bu siteler. Hayır maksadım bu açıdan eleştirmek değil, neticede gazetelerimiz bile haberleri olsun, site tasarımlarını olsun hep yabancılardan araklıyorlar. Bu durumda Onedio ve benzerlerinin; Buzzfeed, Devops gibi, Acidcow ve 9gag gibi dünyaca ünlü kaynaklardan aldıkları içerikleri itinasız biçimde Türkçeye çevirip özgün içerik edasıyla servis etmelerinin herhangi bir sakıncası yok. Benim problemim tamamen farklı kültürlere ait olan bazı konuları bize uyarlarken bazen rahatsızlık verici olmalarıyla alakalı, yani en azından benim gibi düşünen kimseler için.

Denk geliyorsunuzdur, hepimiz denk geliyoruz. Sosyal medyada ve bir çok gazete sitesinde reklam olarak karşımıza çıkan bu siteler “Hayatı çekilmez kılan 11 karakter, Sinemada görmek istemediğimiz 18 rahatsız edici tip” türü başlıklarla bir çok devşirme içeriği mizahi amaçla yayınlıyorlar. Şunun gibi örneklerden bahsediyorum. Bu içerikleri aldıkları kaynakları da biliyorum ancak o kaynaklar yabancı ve uzakta oldukları için işin aslı hangi düşünceleri yaydıkları veya ne ile güldürdükleri çok da umrumda olmuyor. Farklı kültürler çok farklı yaşamlar sürüyorlar neticede, adamlarda kamera şakası kisvesi altında tuvalette hacet gideren vatandaşın makatına süper acı Meksika sosu sıkmak gibi, bize göre kabul edilemez eylemler var. Bizde bu tür bir şeye kalkışacak kişinin dayak yiyeceğini herkes bilir.

Bunlar gibi uç örnekleri değilse bile, kendilerini dünyanın merkezine yerleştirmekten çok hoşlanan, sosyal ilişkilerde sıcaklık yerine mesafenin ağır bastığı batılı toplumların; “Bakın böyle böyle kötü, çirkin ve sizden şu şu yönüyle daha aşağıda olan karakterler var. Onlara bakıp gülün ve egonuzu, üstünlük hissiyatınızı besleyin.” mesajı veren “eğlencelikleri” Türkçeye çevirerek pompalamalarından şahsen rahatsızlık duyuyorum. Ben mizahı, aykırılığı ve eğlenceyi seven bir adamım lakin alçakgönüllülüğün, hoşgörünün ve kusurları örtmenin de erdem değil, standart insani vasıflar olması gerektiğine inanan biriyim. Bu halde şu an yaptığım şey bazılarınızın düşüneceği gibi kafa ütülemek değil, altı üstü mizah gibi görünen şeylerin negatif bilinç oluşturma konusunda ne kadar büyük potansiyele sahip olabileceklerine dikkat çekmek.

Öğle Yemeğine Birlikte Çıkılmayasıca 15 Ofis Arkadaşıörneğine bakalım mesela. Sizi bilmem ancak ben öğle yemeği molalarında karşımdaki sandalyede kazık yutmuş gibi dimdik oturup robot gibi yemek yiyen tek tip insanlar görmektense; gündem adamı Fuat gibi, aç kız Tuğçe gibi, hepsinden güzeli yemekte iş atan kız Şebnem gibi renkli kişilikleri görmek isterim. Ağzı dolu iken konuşan, hızlı hızlı yemek yiyen adamları da isterim. Kendimi süper insan modeli adledip onları, bana göre kusurlu bulduğum bu yönleri ile yargılamam, aşağılamam, içten içe “Oh ne güzel onun karakteri bok benimki ise süper” deyip egomu beslemem. Aksine dünyama çeşitlilik kattıkları için her birine minnettar olurum. Onlarsız bir öğle yemeğinin ne kadar monoton olacağını düşünürüm. Bu bir yana, sinemada yüksek sesle gülen, vejeteryan olan, para bulamadığı için öğle yemeğini geçiştirmeye çalışan insanlar varlar ve çevremizde yaşıyorlar. Onları kategorize etmek veya mizah adı altında diğer insanların onlara olan yaklaşımlarını olumsuz yönde şekillendirmek bu kadar kolay olmamalı.

La amma uzattın ha başka mesele mi yoktu buncağızcık şeye taktın” diyenler için: Hayır amma uzatmadım la. Sizce tüm bu karşılaştırmaları sadece mizah gözüyle okuyup, üzerinde çok durmadan geçtiğini sanan insanlar (özellikle doğru ile yanlışı ayırt edebilme kabiliyetine henüz tam anlamıyla sahip olamamış, aklı beş karış havada gençler), öğle yemeğine çıktıklarında, okula veya sinemaya gittiklerinde karşılaşacakları tipleri “Aha aynı Onedio’da gördüğüm tip” düşüncesiyle yargılama refleksi göstermeyecekler mi? Zamanla bu refleks ister istemez alışkanlık haline gelmeyecek mi? Sizin açınızdan problem olmayabilir ancak ben kısmet olur da bir gün çocuk sahibi olursam onu insanlara ve ahlaki değerlere saygılı bir birey olarak yetiştirmeyi düşünüyorum. Çocuğumun hoşgörülü, kucaklayıcı ve insanların kusurlarını gün yüzüne çıkaran değil onları örten bir karaktere sahip olmasını istiyorum. Ne yazık ki bu tür küçük gibi görünen şeyler, kimse tarafından üzerlerinde durulmayıp dalga dalga yayılmaya devam ettikçe işim her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Ohoo buna varana kadar neler var neler…

Ben şimdilik buna kadar vardım, niyetim de oyunbozanlık yapmak değil, sadece bu şekilde geniş kitlelere hitap eden sitelerin editörlerini ve yayıncılarını daha sorumlu davranmaları konusunda uyarmak istedim.

Son olarak, hayır ben aşırı duygusal değilim. Belki de sizin duygularınızı hala yerlerinde duruyorlar mı diye kontrol etmeniz gerekiyordur.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

11 Yorum

  1. Semih dedi ki:

    Hiç bu açıdan düşünmemiştim aga çok fena…

  2. Furkan Özden dedi ki:

    Abi bu akımın önüne geçilmez artık. İnternet kültürünün kendi kendine ürettiği birşey bu. Böylesine bir hazıra alışmış okuyucu kitlesi oldukça bu tarz siteler çok iş yapar.

  3. Şafak dedi ki:

    Sonuna kadar keyifle okudum. Eline sağlık seninle aynı görüşteyim.

  4. Mahmut Yaşar dedi ki:

    Uzun zamandır düşündüğüm ve beni de sinir eden çok güzel bir konuya değinmişsin Caner. Onedio yine benim gözümde melek sayılır. Sen bir de Vuub denen mizah anlayışı batasıca siteyi gör. Adamlar bel altı espri yapsa bu kadar kötü olmaz o derece. Sinir oluyorum bu virüs gibi yayılan iğrenç espri anlayışı olan sitelere.

  5. Mehmet Karakaya dedi ki:

    On numara bir konuyu değinmişsiniz ve dibine kadar haklısınız. Keyifle okudum, umarım bir yerlere mesaj ulaşır ama hiç zannetmiyorum :) En azından benim gibi düşünen birinin varlığı mutlu etti :) İyi çalışmalar

  6. Fatih dedi ki:

    On numara bir yazı olmuş. Farklı bir bakış açısı getirmişin ve sonuna kadar da haklısın.

  7. yılmaz tek dedi ki:

    canercim surrogates diye bir film var bilmem izledin mi, o filmde yaratılan profil insanlarin nereye dogru gittiğine iyi bir örnek.

  8. sedat dedi ki:

    gözlem ve tesbit…
    başarlı ve haklı bir yazı tebrikler :)

  9. Mahmut dedi ki:

    Viral reklam kokuları alıyorum. İroni kullanarak bir takım “eleştiri” yapmışsın fakat verdiğin bağlantıdaki source kısmında egonomik yazması oldukça kafa karıştırıcı.

    • Caner Öncel dedi ki:

      Şüpheciliğin de bir sınırı olmalı. Haberdar olsunlar diye ekledim onları. Tırnak içinde “eleştiri” yazıp iğnelemek falan hiç hoş değil.

  10. Kral dedi ki:

    komik adam seni :) güya eleştiri yapıyorsun ha

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir