Türkçe öğrenip “Nükleer santral yapmayın” mesajı veren Japon ve Green Peace hakkında

Bu video son zamanlarda oldukça popüler. Malum, diğer bir çok ülkenin 30-40 sene önce attığı adımları 2014 yılı itibariyle yeni yeni atabilen bir memleketiz. Kendi uçağımızı, kendi gemimizi ve kendi helikopterimizi diğerlerinden yıllar sonra yapmaya başladık ki hala henüz %100 yerli imkanlarla otomobil üretebilecek kapasitede bir sanayi altyapısına sahip değiliz. Bu halde nükleer santral konusunu tartışıyoruz ve bir kısmımız bu olayı desteklerken bazılarımız da daha önce yaşanmış kazaları hatırlayarak haklı endişelerini dile getiriyorlar.

Videoya dönecek olursak, Japon bir amca biz Türklere birkaç sene önce Fukushima’da yaşadıkları nükleer santral kazasını hatırlatıyor ve “Aman sakın yapmayın çok tehlikeli, ölüm ölüm ölürsünüz” şeklinde özetlenebilecek bir mesaj veriyor.

Neden bilmiyorum bu tür girişimlerin samimiyetlerinden hiçbir zaman tam anlamıyla emin olamıyorum. Green Peace’den kaynaklanıyor olabilir. Bu kurumun dünyanın en zengin sivil toplum örgütlerinden biri olduğunu eminim çoğunuz biliyorsunuzdur. Yani dünya üzerinde Green Peace kadar bağış toplayabilen “bağımsız” organizasyonların sayısı oldukça az. Yanlış giden şeyleri görüp fiziksel olarak eylemde bulunmayan insanlar bu kuruma para yardımı yaparak “Benim işim var bu olaya fiilen destek veremiyorum, parası neyse vereyim gereken neyse siz yapın” diyerek vicdanlarını rahatlatıyorlar. Organizasyonun bu vesileyle sahip olduğu potansiyeli ve icra ettiği eylemleri göz önünde bulundurunca insan ister istemez “O kadar para nereye gidiyo la?” diye sorma ihtiyacı hissediyor.

Bilmiyorum belki de ben yanılıyorumdur ancak Green Peace deyince gözümün önüne protesto eylemleri düzenlemekten başka şey yapmayan bir oluşum geliyor, ayrıca dikkatimi çeken nokta şu ki birkaç istisnai örnek haricinde bu adamlar Amerika’nın ve Avrupa’nın kuyruğuna basmamaya özellikle dikkat ediyor gibiler. Sürekli Japonlardan, balina avlarından veya kutuplarda vuku bulan olaylardan bahsediyorlar ancak her sene geleneksel olarak kancalarla yunus katleden Avrupa ülkelerini protesto ettiklerini veya “Bakın topladığımız bağışlarla şöyle şöyle bir temiz enerji planı hazırladık, şu tür bir araştırma merkezinin inşaatını başlattık. İnsanlara bunun mümkün olduğunu somut örneklerle göstermeyi amaçlıyoruz.” dediklerini hiç duymadım. Benim tek gördüğüm “Hayır! Olmasın! İstemiyoruz! Karşıyız!” yazılı pankartlarla eylem yapan gruplar. Ya pankartların kumaşlarını ipekten yapıyorlar ya da başlarında mali yönetimden zerre anlamayan kimseler var, başka türlü topladıkları paraları ne tür eylemlere harcadıklarını açıklamak en azından benim açımdan zor.

Green Peace oluşumunu samimi duygularla destekleyen duyarlı, güzel insanları tenzih ettikten sonra nükleer santral konusuna dönelim. İşin aslı bu benim kafamı gerçekten karıştıran bir konu. Neden diyecek olursanız, dünyada nükleer santral sahibi olan ülkelere şöyle bir bakıyorum da (siz de şöyle bir bakın isterseniz) bu zıkkım sanki bir tek bizde yokmuş gibi geliyor. Elalem beşer onar yapmış, hatta on yıllar önce yapmış ve hala kullanmaya devam ediyor.

Gelin olayı somutlaştıralım ve dünyadaki nükleer santralleri harita üzerinde tek tek işaretleyerek ortaya çıkan tabloyu inceleyelim:

dunya-nukleer-reaktor-haritasi

Sizi bilmiyorum ancak bu tabloyu gördükten sonra benim “Dünyanın geleceği Türkiye’nin nükleer santral yapmamasına bağlı” geyiğine itibar gösteresim gelmiyor. Evet nükleerin tehlikeli bir oyuncak olduğunu elbette kabul ediyorum ancak bu adamlar protesto ederlerken bir şeyler doğru değilmiş gibi geliyor. Sağımız solumuz, önümüz arkamız mantar gibi reaktör dolmuş ve Japon amca ile Green Peace tutup bize nükleere karşı olmamız gerektiğini söylüyor. İşin ilginç kısmı ise bunu yaparlarken harcadıkları enerjinin onda birini halihazırda diğer ülkelerde yapılmış olanları protesto etmek için kullanmıyor olmaları. Ne bileyim Japon eleman gidip İtalyanca öğrenip İtalyanlara “Energia nucleare pericoloso! Non usare!” diye seslenmiyor mesela.

Peki bunlar bize tam olarak ne söylemeye çalışıyorlar? “ABD eşeklik etti, Rusya eşeklik etti, Ukrayna, Ermenistan, Kore, Japonya, Pakistan eşeklik etti, Tayvan, Almanya, Norveç, Belçika, İngiltere, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Fransa, İsveç, İsviçre, İspanya, İtalya, Litvanya, Macaristan, Romanya, Slovakya, Slovenya, Kanada ve hatta Afrika eşeklik etti. Sizden teknolojik açıdan on yıllarca ileride olan ülkelerin hepsi eşeklik etti ama gelin siz yapmayın

Bu mudur?

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

15 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir